18 Nisan 2021 Pazar

Sevda'nın etimolojisine dair sanrılar

Sevda kelimesinin etimolojisine dair etimologlar, filologlar, linguistler tarafından sopalarla kovalanmayı hak ettiğim birtakım sanrıların bulunduğu dizi: https://twitter.com/benmbs/status/1090220123321970688

 

"Sevda"

Osmanlıca yazılış: سوداء

Siyahın Arapçası (esved): اسود

Müennesi (sevde):سوداء

 "Kara sevda" nerden gelmekte acaba J

:)))

 

Sevda, sevmekten geliyor diye düşünmüştüm. Alakası yokmuş. Zaten Arapçaymış.

Türkçede, fiilden isim yapan -da eki yok mu ya hu

2. foto, isimden fiil yapan -da'ya örnekmiş.

Allah Allah




Bu da "sev | mek"

Türkçe "sevmek" istiyorsan böyle seveceksin 👇 Kara sev'mek' vs. yok.

2. fotoda da esaret altında olduğumuzu iddia etmişim vakti zamanında










Sevmek, sövmek vs. dedim ama…

Sevmek sev

Sövmek söv

Osmanlıca yazılışları aynı mı yoksa 😂

Gerçi "söv", Eski Türkçede "sög" diye geçiyormuş 😅

 

Şimdi daha ilginci;

Sev, eski dilde "seb" imiş. B, V olmuş.

İbranice'de b ve v etkileşimine dair bir şeyler demişti @ ismaeltaspinar1 hoca.

Fotoları, şüphelerimi ve cahaletimi(umarım) bırakıp kaçıyorum şimdi. 🚶‍♂️





Devamını Oku ...

15 Nisan 2021 Perşembe

Hicrete dair derlediğim birkaç ayet

Hicret konusunun işlendiğini düşündüğüm birkaç ayeti derlediğim dizi: https://twitter.com/benmbs/status/1073562584803090432


Nahl 90: "[...] O, düşünüp tutasınız diye size öğüt veriyor."


Ankebut 56: Ey inanan kullarım! Yeryüzüm geniştir. Öyleyse yalnız Bana kulluk edin.

Nisa 97: Doğrusu,  kendilerine haksızlık eden kimselere,  melekler canlarını alırken: "Neden bu durumdaydınız?" derler. Onlar: "Biz yeryüzünde mustaz'af kimselerdik" derler. Melekler: "Allah'ın arzı geniş değil miydi,  hicret etseydiniz ya!" derler. İşte bunların yeri Cehennem'dir. Orası ne kötü bir yerdir.

Nisa 100: "Kim, Allah yolunda hicret ederse, yeryüzünde gidecek pek çok yer ve genişlik bulur. Kim, Allah'a ve Rasul'üne hicret edip, yurdundan ayrılır da sonra onu ölüm yakalarsa, onun ecri kesinlikle Allah'a aittir. Kuşkusuz, Allah çok bağışlayıcıdır, rahmeti kesintisizdir."

 

Hicretle ilgili olabilir:

Yunus 83: Firavun ve ileri gelenlerinin, kendilerine kötülük yapacaklarından korktukları için, Musa'ya halkından az sayıda gençten başka inanan olmadı. Zira Firavun, o yerde çok büyüklenmişti. O, çok aşırı gidenlerdendi.

Yunus 84: Musa dedi ki: "Ey halkım! Eğer Allah'a iman etmişseniz ve O'na teslim olmuşsanız, o halde O'na tevekkül* edin."

Yunus 85: Dediler ki: "Biz, Allah'a tevekkül ettik. Ey Rabbimiz! Bizi zalim halk için bir fitne yapma."

Yunus 86: Rahmetinle bizi bu kafirler topluluğundan kurtar."


Devamını Oku ...

12 Nisan 2021 Pazartesi

Konuşmadan iletişmek, konuşma üstü iletişim

Konuşmadan iletişimin imkanına dair birkaç şey karalamışım: https://twitter.com/benmbs/status/1078583948039606272

 

Konuşma üstü iletişim... Ya da "dilden bağımsız konuşma". Müthiş bir şey bu. Şimdiki fizik bilgimizle "dalga, manyetik alan" vs. gibi yorumlar yapabiliyoruz. Bakalım ileride neler diyeceğiz? İlginçtir, Kitap'ta da gözüme çarpıyor bu iletişim.

Yasin 65: "O gün, ağızlarını mühürleyeceğiz. Bize elleri konuşacak, ayakları da kazanmış olduklarına tanıklık edecek." 

Konuşmak dile menkul bir şey değil demek ki? Dil, bir formu.


Mülk 13: "Sözünüzü ister gizleyin ister onu açıklayın; şu bir gerçek ki O, göğüslerin özünü çok iyi bilir."

 Alim olan Allah. Ama insanda da bir benzeri var bu durumun. Niyet okumaktan biraz daha farklı bir şey bu. Ama okuyosun/görüyosun/hissediyosun da. Yanılabilirsin de pekala


Zuhruf 80: "Yoksa onların sırlarını, fısıltılarını duymadığımızı mı sanıyorlar? Hayır, öyle değil; elçilerimiz yanlarında yazıp duruyorlar."

Dil, konuşmanın bir formu/aracıysa yazmanın diğer formu nedir?


Fussilet 11: "Sonra buhar/duman halindeki göğe yöneldi de ona ve yerküreye şöyle seslendi: 'İsteyerek veya istemeyerek gelin!' Onlar şöyle dediler: 'İsteyerek geldik!'"

Nasıl bir konuşmadır, iletişimdir bu?


İsra 44: "Yedi gök, yeryüzü ve onların içindekiler O'nu yücelterek anarlar. Hiç bir şey yoktur ki O'nu överek ve yücelterek anmasın; ama siz onların anışlarını anlamazsınız. O şefkatlidir, bağışlayandır."

 Peki ya "her şeyin tesbihi"? Bu da dahil midir konuşma üstü iletişime?

Devamını Oku ...

Dilimiz ve övemeyişimiz

Bir Twitter kullanıcısının şimdilerde yerinde yeller esen çok beğendiğim bir tweet’ini dilsel yetersizliğimden dolayı övemeyişim sebebiyle birkaç tweetlik yakınmam. Dille ilgili çokça tweet’im vardı aslında ama ara ara güncellerim inşallah. Güncellemeleri bu yazı üzerine mi yoksa ayrı yazılarda mı yaparım bilmiyorum. Hayırlısı.

Dizi: https://twitter.com/benmbs/status/1061724319842222081

 

"Tweete söylenecek söz yok. Derinime dokundu. Dokundu dokunmasına ama, tweeti övememek ayrı bir dokundu. Evet övemedim. Zira fark ettim ki kelime bilmiyorum. Evvela "fevkalade" yazacaktım ama manasız. Kullanım yanlış. Başka kelime bulamadım. Konuşamıyoruz

"Çok güzel, çok hoş, mükemmel, harikulade, muhteşem" Eee? Başka bildiğin övgü sözcüğü var mı? Sövgüde satırlarca yazarsın belki, ama övgü? 2 manası var bu durumun: İlki, 50 kelimeyle günü bitirmen. 51. kelimeninse "çok güzel"den öteye gidememesi, sığlaşması. Sığlaşman.

İkincisi; lugatımızı eksik, gedik, hata bulmaya ayırmamız. Bi yerlerde görmüştüm, Eski Mo dilinde karı/kışı anlatmak için bilmem kaç farklı kelime varmış. Bizse(51'liler...) kötüyü anlatmaya muktediriz. İyiyiyse "çok güzel"le geçiştiririz.

Velhasıl, "çok güzel" olmuş üstad @birevasairi"

Devamını Oku ...

Fena arkadaştan kaç, kaç!

“Fena arkadaştan kaç, kaç!” Furkan 28 - 30: ▪︎Eyvah! Keşke falancayı veli edinmeseydim! ▪︎Ant olsun ki bana öğüt geldiği halde, beni o sa...